Sosyal medyadan prodüksiyona, reklamdan web tasarımına kadar markanızın dijitaldeki her adımını tek çatı altında yönetiyoruz. Çünkü sizi müşteri olarak değil, partner olarak görüyoruz.
İyi bir blog yazısını konusu kadar kuruluşu da taşır. Tek bir soruya odaklanmaktan başlık, URL ve meta açıklamaya, soru biçimli ara başlıklardan E-E-A-T'ye ve yayın sonrası güncellemeye kadar Google'ın ve yapay zekâ asistanlarının alıntılayabileceği bir blog yazısının adım adım anatomisi.
Partnerlerimizden sık duyduğumuz bir cümle: "Blogumuz var, düzenli yazıyoruz ama Google'da kimse bulmuyor." Yazıları açtığımızda sorun çoğu zaman konuda değil, yazının kuruluşunda çıkıyor: başlık bir şey vaat ediyor, ilk paragraf bambaşka bir yerden açılıyor, cevap ise üçüncü ekranda bir paragrafın ortasında kayboluyor. Arama motorunun da yapay zekâ asistanının da aradığı şey aynı: soruyu net soran ve cevabını saklamayan bir yazı. Bu blogdaki yazıları da tam bu yapıyla yazıyoruz; okuduğunuz sayfa da bir örnek. Bu rehberde yazmaya başlamadan önce neyin netleşmesi gerektiğini, başlık ve meta açıklamanın nasıl yazıldığını, yazının iç iskeletini, uzunluk ve güven sorusunu ve yayından sonra yazının nasıl beslendiğini anlatıyoruz.
Kısa cevap: yazının cevaplayacağı tek bir soru, o soruyu soran okur ve yazının sitede hangi sayfaya hizmet edeceği. Bu üçü netleşmeden yazılan metin, ne kadar iyi kurgulanırsa kurgulansın neyin cevabı olduğunu belli edemez.
Bizim temel kuralımız "bir yazı, bir soru". "Blog yazısı nasıl yazılır?" ile "Blog için konu nasıl bulunur?" yakın görünür ama farklı iki sorudur; ikisini tek yazıda cevaplamaya çalışmak ikisini de yarım bırakır. Sorunun hangi arama niyetine karşılık geldiğini ve okurun onu hangi kelimelerle aradığını bulmayı anahtar kelime araştırması rehberimizde anlattık.
Son madde en çok atlanan adım. Aynı soruyu cevaplayan iki yazı arama sonuçlarında birbirinin yerini almaya çalışır; buna kannibalizasyon deniyor ve çoğu zaman ikisi de olması gereken yerin gerisinde kalıyor. Böyle bir durumda yeni yazı eklemek yerine eskisini güncellemek ya da iki yazıyı tek ve daha güçlü bir yazıda birleştirmek genellikle daha doğru yol.
Sahadan not: partner sitelerinde en sık karşılaştığımız iki tablo var. Birincisi, tek yazıda beş soruyu birden cevaplamaya çalışan ve bu yüzden hiçbirinde net olamayan metinler. İkincisi, aynı konuda yıllar içinde yazılmış üç benzer yazının birbirini bastırması. Böyle sitelerde ilk işimiz genellikle yeni yazı eklemek değil, bu yazıları birleştirip tek bir güçlü sayfaya dönüştürmek oluyor.
Kısa cevap: başlık okurun sorusunu onun diliyle sormalı, URL kısa ve okunur olmalı, meta açıklama da tıklamak için bir neden vermeli. Bu üçü, okurun yazıyı açmadan önce gördüğü tek şey; arama sonucunda yazının vitrini bunlar.
Sayfa başlığı (title), arama sonucunda bağlantı olarak görünen metin. Google bu başlığı karakter sayısına göre değil ekran genişliğine göre kısaltıyor; pratikte 60 karakter civarında kalan başlıklar çoğu ekranda bütünüyle görünür. Bu yüzden asıl soru başlığın başında yer almalı, marka adı gibi ikincil bilgiler sona kalmalı.
Title ile sayfadaki ana başlık (H1) aynı olmak zorunda değil. H1 sayfayı açan okura hitap eder ve daha açıklayıcı olabilir; title ise sonuç sayfasında kesilmeden okunacak kadar kısa tutulur. Bu blogda da uzun başlıkların sonuç sayfası için kısaltılmış bir sürümünü ayrıca yazıyoruz. Önemli olan ikisinin aynı vaatte buluşması: title sayfanın içeriğini yansıtmıyorsa Google sonuçlarda H1'i ya da sayfadaki başka bir metni başlık olarak kullanabiliyor.
| Zayıf başlık | Güçlü başlık | Fark |
|---|---|---|
| "Blog Yazısı" | "SEO Uyumlu Blog Yazısı Nasıl Yazılır?" | Genel bir etiket değil, aranan soru |
| "Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey" | "Diş Beyazlatma Dişe Zarar Verir mi?" | Her şeyi değil, tek bir soruyu vaat ediyor |
| "En İyi 10 SEO Taktiği!!!" | "Küçük Bir İşletme Sitesinde SEO'ya Nereden Başlanır?" | Abartı yerine okurun kendi durumu |
| "Web Tasarım, Web Sitesi, Kurumsal Site, İstanbul" | "Kurumsal Web Sitesi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli?" | Kelime yığını yerine okunur bir cümle |
| "Hizmetlerimiz ve Tecrübemiz" | "Psikolojik Danışmanlıkta İlk Seans Nasıl Geçer?" | Kurumun tanıtımı değil, okurun sorusu |
Meta açıklama bir sıralama faktörü değil; Google bunu yıllar önce açıkça söyledi. Yine de tıklama kararını doğrudan etkiliyor. Üstelik Google sonuçtaki açıklama metnini (snippet) öncelikle sayfanın kendi içeriğinden üretiyor ve meta açıklamayı ancak aramaya daha uygun bulduğunda kullanıyor; yani aranan soruya göre yazının içinden başka bir cümleyi seçebiliyor. Bu da her bölümün ilk cümlesini özenle yazmak için ayrı bir neden.
Hız, mobil uyum ve tarama düzeni gibi teknik tarafı Google'da ilk sayfa rehberimizde ele aldık.
Kısa cevap: soru biçiminde ara başlıklar, her bölümün ilk cümlesinde doğrudan cevap, ardından açıklama ve örnek. Okur yazıyı baştan sona okumaz, başlıklar arasında gezinir; arama motoru ve yapay zekâ asistanı da bölümleri tek tek değerlendirir. Bu yüzden her bölüm tek başına okunduğunda da anlamlı olmalı.
Kendi blogumuzda uyguladığımız iskelet şu: her ara başlık (H2) okurun sorabileceği bir soru; altındaki ilk paragraf "Kısa cevap" ile başlıyor ve cevabı tek cümlede veriyor; açıklama, liste ve tablo ondan sonra geliyor. Bu yaklaşımın adı yanıt motoru optimizasyonu (AEO); mantığını AEO ve GEO rehberimizde anlattık.
| Yazı öğesi | Okura katkısı | Arama motoru ve yapay zekâ için katkısı |
|---|---|---|
| Soru biçiminde H2 | Aradığı bölümü hızla bulur | Bölümün hangi soruya cevap verdiği açıkça anlaşılır |
| İlk cümlede cevap | Cevabı beklemeden alır | Alıntılanabilecek net bir cümle sunar |
| Kısa paragraf | Mobilde rahat okur | Her paragraf tek bir fikri taşır |
| Liste ve tablo | Adımları ve karşılaştırmayı bir bakışta görür | Yapılandırılmış, ayrıştırması kolay bilgi |
| SSS bölümü | Yan sorularına da cevap bulur | Konunun alt sorularını kapsar |
| Görsel alt metni | Ekran okuyucu kullanan okur görseli anlar | Görselin içerikle ilişkisini anlatır |
Listeler ve tablolar, öne çıkan snippet'lerde ve yapay zekâ yanıtlarında alıntılanmayı kolaylaştırabilir; ama hiçbir biçim alıntılanmayı garanti etmez. Biçim, ancak altında gerçekten net bir cevap varsa işe yarar.
İç bağlantı metni için basit bir test var: bağlantıyı cümleden koparıp tek başına okuyun. "Devamını okuyun" hiçbir şey anlatmaz; "anahtar kelime araştırması rehberi" ise okura da arama motoruna da gideceği sayfanın konusunu söyler. Google'ın bağlantı önerileri de genel ifadeler yerine açıklayıcı bağlantı metnini öneriyor.
Kısa cevap: yazı soruyu eksiksiz cevaplayacak kadar uzun olmalı; güven ise kimin yazdığını, neye dayandığını ve ne zaman yazıldığını göstererek kurulur. Google'ın kendi belgeleri, tercih ettiği bir kelime sayısı olmadığını açıkça söylüyor.
"Rakibin yazısı uzunsa bizimki daha uzun olmalı" yaklaşımı yazıyı tekrarla şişiriyor. Ölçü şu: okur bu soru için başka bir sayfaya dönmek zorunda kalmıyorsa yazı yeterince uzundur; aynı şeyi ikinci kez söyleyen her paragraf ise fazladır.
Google, sıralama sistemlerinin yararlı, güvenilir ve insanlar için yazılmış içeriği öne çıkarmayı hedeflediğini söylüyor. Bunu değerlendirirken başvurduğu çerçeve E-E-A-T: deneyim, uzmanlık, otorite ve güvenilirlik. Google'a göre bunların en önemlisi güven; E-E-A-T ise tek başına bir sıralama faktörü değil, yazıda bu nitelikleri gösteren işaretlerin toplamı.
| E-E-A-T öğesi | Yazıda nasıl görünür? |
|---|---|
| Deneyim (Experience) | Sahadan gözlem, kimlik bilgisi içermeyen gerçek bir vaka, bizzat denenmiş yöntem |
| Uzmanlık (Expertise) | Konuyu bilen kişinin yazması ya da kontrol etmesi; doğru terim ve doğru sınırlar |
| Otorite (Authoritativeness) | Aynı konuda birbirine bağlı başka yazılar, sizi kaynak gösteren güvenilir siteler |
| Güvenilirlik (Trustworthiness) | Yazar bilgisi, yayın ve güncelleme tarihi, kaynak gösterme, abartısız dil |
Partner sitelerinde sık gördüğümüz bir sorun da blog yazısının "Hakkında" sayfası diliyle yazılması: "Kurumumuz alanında öncü..." diye açılan, okurun sorusuna değil kurumun kendisine odaklanan metinler. Okur aradığı cevabı bulamayınca sayfayı kapatıyor; tanıtım dili güven de üretmiyor.
Yapay zekâyla yazılan içerik konusunda Google'ın tutumu net: değerlendirilen, içeriğin nasıl üretildiği değil, kalitesi. Ancak yapay zekâ dahil otomasyonu esas olarak sıralamayı manipüle etmek için içerik üretmekte kullanmak spam politikalarına aykırı. Google ayrıca okurun "bunu kim, nasıl yazdı?" diye merak edebileceği yerlerde yazar bilgisini ve gerekiyorsa yapay zekâ kullanımını açıkça belirtmeyi öneriyor. Taslak aşamasında yapay zekânın nerede işe yarayıp nerede durması gerektiğini yapay zekâ ile içerik üretimi rehberimizde anlattık.
Sağlık, finans ve hukuk gibi insanların sağlığını, maddi durumunu ya da güvenliğini etkileyebilecek konular Google'ın deyişiyle YMYL ("Your Money or Your Life") konuları ve bu alanlarda güven işaretlerine daha fazla ağırlık veriliyor. Bu konularda yazı ya uzmanın kendisi tarafından yazılmalı ya da baştan sona onun kontrolünden geçmeli. Sağlık yazılarında ayrıca tanıtım sınırı var: bilgilendirme serbest, tanıtım ve sonuç vaadi içeren dil ise yazıda yer almamalı.
Kısa cevap: yapısal veriyle işaretlenir, Search Console'da izlenir, bilgi eskidiğinde gerçekten güncellenir ve yeni yazılardan bağlantı alır. Yayın günü yazının bitiş çizgisi değil; bir yazının aramadaki yeri, sonraki aylarda yapılan bakımla şekilleniyor.
Blog yazısı için temel işaretleme BlogPosting (ya da Article) türü. Bu işaretleme başlık, yazar, görsel, yayın ve güncelleme tarihi gibi bilgileri arama motoruna açıkça bildiriyor; kendi blogumuzda her yazı bu şekilde işaretleniyor. Yine de Google, yapısal verinin herhangi bir arama görünümünü garanti etmediğini belirtiyor.
SSS işaretlemesi (FAQPage) konusunda dürüst olmak gerekiyor. Google, Ağustos 2023'te SSS zengin sonuçlarını yalnızca iyi bilinen, otoriteli devlet ve sağlık siteleriyle sınırladı; Mayıs 2026'dan itibaren de bu görünümü Google aramasında tamamen kaldırdı. Yani SSS işaretlemesi artık Google'da soruların sonucun altında açılır biçimde görünmesini sağlamıyor. Sayfadaki SSS bölümünün kendisi ise okur ve yapay zekâ asistanları için değerini koruyor; mevcut işaretlemeyi kaldırmak da gerekmiyor.
Bu parçaların sosyal medyada nasıl yazılacağını sosyal medya metin yazarlığı rehberimizde anlattık. Blog, yapısal veri ve ölçümün birlikte kurulmasını isterseniz SEO ve Yapay Zekâ Görünürlüğü hizmetimize göz atabilirsiniz.
Ücretsiz ön görüşmede mevcut durumunuzu birlikte değerlendirelim.
En iyi sonuç ikisinin birlikte çalışmasından çıkıyor: bilgi ve deneyim uzmandan, kurgu ve anlaşılır dil metin yazarından gelir. Sağlık, finans ve hukuk gibi alanlarda metni kim yazarsa yazsın, yayından önce uzmanın onayından geçmesi gerekir.
Hâlâ ziyaret alan ya da başka sitelerden bağlantı almış bir yazı silinmez, güncellenir. Aynı soruyu cevaplayan zayıf yazılar en güçlü olanla birleştirilir ve eski adresler kalıcı yönlendirmeyle ona bağlanır. Hiçbir değeri kalmamış yazılar ise kaldırılabilir.
Evet. Google'daki SSS görünümü kaldırılmış olsa da SSS bölümü okurun yan sorularını cevaplar ve konunun alt sorularını kapsar. Kısa, net soru-cevap çiftleri yapay zekâ asistanlarının da kolayca ayrıştırabildiği bir biçimdir.
Şart değil ama anlatımı destekleyen özgün bir görsel, örneğin bir şema, ekran görüntüsü ya da kendi çektiğiniz fotoğraf, yazıyı güçlendirir. Yalnızca süs için konan stok görsel ise katkı sağlamaz. Her görsele, içeriğini anlatan kısa bir alt metin yazılmalıdır.
Google, okurun yazarı merak edebileceği içeriklerde doğru yazar bilgisi eklenmesini öneriyor. Kurumsal bir blogda yazar kurum olabilir; uzmanlık gerektiren konularda ise yazan ya da kontrol eden kişinin adını ve unvanını göstermek güven işaretini güçlendirir.
BÜYÜYELİM